Konya Büyükşehir Belediyesi Sera Gazı Emisyonu Envanteri Hazırlanması

Konya Büyükşehir Belediyesi’ne “İklim Değişikliği Eylem Planı” çalışmaları dâhilinde GTE sera gazı emisyonu envanterinin oluşturulması ve sera gazı emisyonu azaltım eylem planının hazırlanmasına yönelik teknik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Proje 2020 yılı içerisinde başlamış olup, çalışma kapsamında iç ve dış paydaşlarla yoğun görüşmeler yapılmıştır. Proje ile Konya Büyükşehir Belediyesi’ne iklim değişikliği etkilerine uyum çalışmaları öncesinde önemli bir katkı yapılması amaçlanmaktadır.

Ankara Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Hazırlanması

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin “Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Hazırlanması” projesi GTE tarafından yürütülmektedir.  Proje dâhilinde Ankara’nın sera gazı emisyonu envanterinin oluşturulması, sera gazı emisyonu azaltım eylem planının hazırlanması ve iklim değişikliği etkilerine karşı uyum çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Proje sonucunda, projenin tüm paydaşları ile birlikte şehrin tüm unsurlarını stratejik bir planlama ile bir araya getiren bütüncül bir yol haritası oluşturarak Ankara’da iklim dostu ve sürdürülebilir şehircilik anlayışına katkı yapmak amaçlanmaktadır.

Yeşil Havaalanı ve Karbon Yönetimi İyi Uygulamaları

Yeşil Havaalanı projesi, Birleşik Krallık Refah Fonu (UK Prosperity Fund) tarafından desteklenmiştir. Havaalanlarından kaynaklanan emisyonlar, havaalanlarında karbon yönetiminin adımları ve iyi uygulama örneklerine yer verilen Havaalanlarında Karbon Yönetimi İyi Uygulamaları raporu 2013 yılında yayınlanmıştır.

Havaalanlarının envanterler ile karbon salımlarını tespit etmesi, bu etkinin azaltılması için karbon yönetim planlarıyla uzun vadeli atılacak adımları belirlemesi, bu hedeflere erişebilmek için havayolu şirketleri, sivil toplum, araştırma kuruluşlarıyla yürüttükleri ortak azaltım çalışmaları havaalanlarının verimliliğine katkı sağlayacak olup, Türkiye’de yürütülen Yeşil Havaalanı Projesi bu alanda atılan en önemli adımlardan biri olarak yer almıştır.

Soma Kentsel Isıtma Sistemi

GTE’nin emisyon azaltımının sertifikalandırılması konusunda danışmanlığını yaptığı Soma Kentsel Isıtma Sistemi projesi, bölgesel ısıtma projeleri arasında Gold Standard emisyon azaltım sertifikası almaya hak kazanan Türkiye’de ilk, dünyada ise sayılı projelerden birisi olmuştur. Proje, 2011 yılında EÜAŞ ve Soma Belediyesi tarafından başlatılmış, sonrasında ise Manisa Büyükşehir Belediyesi ve özelleştirme sonrası santrali devralan Soma Termik Santral Elektrik Üretim A.Ş. tarafından devam ettirilmiştir. Proje kapsamında, termik santralden elde edilen ısının, kentsel ısıtmada kullanılması sağlanmış olup, sera gazı azaltımının yanı sıra, bölgedeki hava kalitesinin iyileştirilmesine katkıda bulunulmuştur.

Ocak 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 954 konut eşdeğeri (KE) binada kullanılan sistem, ilk yılında yaklaşık 60 bin ton karbondioksit eşdeğeri azaltım sağlamıştır. Proje kapsamında 2018 yılında yaklaşık 8 bin aboneye ulaşılmış olup ve yeni yatırımlar ile toplamda 22.000 KE binaya ulaşılması hedeflenmiştir. Proje tam kapasiteye ulaştığında sağlanacak yıllık sera gazı azaltımının 1 milyon tonun üzerinde olması öngörülmüştür.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Hafif Raylı Sistem Karbon Sertifikalandırma

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Hafif Raylı Sistem Karbon Sertifikalandırma projesi Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından finanse edilmiş ve danışmanlığını yerel ortak olarak GTE yürütmüştür.

Projenin tescil işlemleri, 2013 yılı aralık ayında doğrulanmış karbon standardı (Verified Carbon Standard) tarafından tamamlanmış olup, Temmuz 2015-Haziran 2016 arasındaki ilk izleme döneminde sağlanan sera gazı azaltımları yine bağımsız kuruluşlar tarafından doğrulanmıştır. 2017 yılı ocak ayında tamamlanan çalışma kapsamında bu dönem içerisinde sağlanan sera gazı azaltımı 7.092 ton karbon dioksit eşdeğeri olarak hesaplanmış ve sertifikalandırılmıştır. Söz konusu proje, Türkiye’de bir belediye tarafından gerçekleştirilen ilk gönüllü karbon projesi olup, aynı zamanda ulaştırma alanında emisyon azaltım sertifikası alan Türkiye’de ilk proje, dünyada ise sayılı projelerden birisidir.

Malatya Yerelinde Endüstriyel Simbiyoz ve Temiz Üretimin Yenilenebilir Enerji ile Modellenmesi Projesi

Malatya Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılında Malatya Yerelinde Endüstriyel Simbiyoz ve Temiz Üretimin Yenilenebilir Enerji ile Modellenmesi Projesini hayata geçirmiş, bu kapsamda fizibilite raporu hazırlanmıştır.

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Maski Genel Müdürlüğü’ne ait atıksu arıtma tesisinde arıtılan ve doğaya kirletici unsur olarak serbest bırakılan atık çamur ile Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisi çamurlarının değerlendirilerek sürdürülebilir bir çevre sağlamayı ve enerji bağımlılığını azaltarak yerelde kalkınmayı hedeflemektedir.

Projede, çamurların kurutularak yakılması ve açığa çıkarılan ısı enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülerek kurumsal enerji giderinin karşılanması; Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Katı Atık Entegre Çevre Yönetim Tesisinin atıl ısılarının kullanılarak ve üretilen enerjinin fazla miktarın satılmasıyla gelir elde edilmesi veya atıl ısıların kullanılarak çamurların kurutulması ve kuru çamurun satılarak gelir elde edilmesi senaryoları çalışılmıştır. Proje kapsamında, kurulması planlanan yeni enerji üretim tesisi ile endüstriyel ilişki geliştirilmesi ve kaynak verimliliği sağlanması hedeflenmiştir.

Çukurova Kritik Altyapı Risk Değerlendirme

Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) ve Dünya Bankası işbirliği ile yürütülen “Çukurova Kritik Altyapı Risk Değerlendirme Projesi” Acclimatise Group Ltd, GTE ve Türk risk değerlendirme, risk yönetimi ve sektörel uzmanlarından oluşan bir takımca desteklenmiştir. 2018 yılında tamamlanan projede Çukurova Bölgesi’nde bulunan kritik enerji ve ulaştırma/lojistik altyapılarının karşı karşıya olduğu doğal tehlike kaynaklı risklerin değerlendirilmesi, kritik altyapı direncinin artırılmasına yönelik öneriler geliştirilmesi ve proje neticesinde yatırımların bu anlamda yönlendirilmesi amaçlanmıştır.

Bu çalışma, iklim değişikliği sonucunda etkileri daha da ağırlaşan deniz taşkını ve sıcak hava dalgalarının, bölgede bulunan kritik enerji ve ulaştırma/lojistik tesisleri için hem bugün, hem de gelecekte en önemli doğal tehlikeler olduğunu göstermiştir. Türkiye’deki ulusal ve bölgesel politika yapıcılar ve özel sektör aktörleri için kritik altyapı direncinin artırılması konusunda önemli ilkeler belirlenmiştir.

Proje Dokümanı | PDF | 16MB

İstanbul Metropolitan Alanı Karbon Ayakizi – 2015 yılı Sera Gazı Envanteri

İstanbul‘da 2010 yılı için sera gazı envanteri hazırlandıktan sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürlüğü İstanbul Çevre Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İSTAÇ) desteği ile birlikte 2015 yılı için sera gazı envanteri de tamamlanmıştır.

İstanbul’un 2015 yılı için GPC 2014 BASIC yaklaşımına göre hesaplanan toplam karbon ayakizi 47.340.725 tCO2 eşdeğer olarak hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar ile etkin bir “İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı” hazırlanması için 2015 yılı sera gazı envanterinin bu bağlamda yol gösterici bir bilgi kaynağı olmuştur. İlgili yöntemlerin ve kılavuzların (GPC 2014 Basic) son sürümlerine göre hazırlanan bu raporun 2010 yılına yönelik hazırlanmış olan bir önceki rapor ile beraber gelecek çalışmaların kalitesini ve eksiksizliğini arttırmaya yönelik sağlam bir temel oluşturmaya yönelik ikinci bir adım olduğu söylenebilir.

Proje Dokümanı | PDF | 2MB

İstanbul Metropolitan Alanı Karbon Ayakizi – 2010 yılı Sera Gazı Envanteri

Tam adı “İBB’nin Sera Gazı Hesaplama Kapasitesinin Geliştirilmesi ve İstanbul’un Sera Gazı Envanterinin Oluşturulması” olan ve Birleşik Krallık Refah Fonu çerçevesinde desteklenen Proje kapsamında İstanbul’un karbon ayak izinin en güncel yöntemlere ve kılavuzlara göre hesaplanması ve raporlanması sağlanmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürlüğü, GTE, ERM ve İTÜ’den Doç. Dr. Alper Ünal tarafından 2013 yılında yürütülen çalışmayla İstanbul 2010 yılı Sera Gazı Envanteri hazırlandı. Proje, İstanbul Büyükşehir Belediyesi için sera gazı emisyonlarını azaltma ve yönetmeye dair önemli bilgilerin elde edildiği bir çalışma olmuştur. Dünyanın en büyük megakentlerinden biri olan İstanbul metropolitan alanının 2010 yılı için karbon ayakizi 40,7 milyon tCO2 olarak açıklanmış olup, bu rakam İstanbul’un Türkiye’nin toplam sera gazı salımlarında %11’lik paya sahip olduğunu ortaya koymuştur. açıklanan karbon ayakizi uluslararası metodolojilere ve standartlara göre hazırlanan ve kamu ile paylaşılan ilk rapor olma niteliğini taşımaktadır.

Proje Dokümanı | PDF | 13MB

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstanbul İklim Değişikliği Risk, Fırsat ve Kırılganlıklar

İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı (İİDEP) kapsamında yapılan çalışmanın amacı sera gazı emisyonlarının kent bütününde azaltılmasına paralel olarak aynı zamanda iklimsel risklere en uygun önlemleri almak ve kente iklim değişikliği tehlikelerine dirençli bir yapı kazandırmaktır.

Proje kapsamında, İİDEP’in önceki iş paketlerinde elde edilen bilgiler değerlendirilmiş, bölgedeki ilgili alan, sektör ve paydaşlar için bölgesel haritalama ve veri analizi dâhil olmak üzere, ortaya çıkabilecek risk, fırsat ve kırılganlıklar belirlenmiştir. İklimsel değişimlerin İstanbul’daki kritik altyapıları hangi derecede tehdit ettiği değerlendirilmiş, sektörler ve kritik altyapı için bir risk derecelendirmesi yapılmıştır.

Proje Dokümanı | PDF | 7MB


İ