Kızılırmak Alglerinden Üretilecek Biyokütlenin Değerli Biyo-bileşen Üretiminde Kullanımı

Ahiler Kalkınma Ajansı’nın sağladığı fizibilite desteği ile Kırıkkale Üniversitesi tarafından yürütülen projenin danışmanlığı GTE tarafından yapılmıştır. Projede mikroalg üretimi ve atıksu arıtımını sinerjik şekilde kullanarak olumsuz çevresel etkileri azaltma ve alg biyokütlesinin, farklı sektörlere yönelik ticari fayda sağlaması hedeflenmiştir.

Proje Şubat 2021’de tamamlanmıştır. Fizibilite çalışması süresince, sektörler arası “simbiyotik bir yaklaşım” ile atıksuların arıtılarak nutrient geri kazanımı sağlayacak yenilikçi mikroalg sistemine yönelik bir pilot tesis için teknik/ekonomik uygulanabilirlik çalışması yürütülmüştür.

Biyogaz Tesis Atıklarından Besiyer Geri Kazanımı ve Katma Değerli Gübre Üretimi

ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nün (Yrd. Doç. Dr. Yasemin Dilşad Yılmazel) yürütücülüğünü yaptığı, Cranfield Üniversitesi (Dr. Imma Bortone) ve GTE’nin proje ortağı, SÜTAŞ’ın ise yararlanıcı olarak yer aldığı “Biyogaz Tesis Atıklarından Besiyer Geri Kazanımı ve Katma Değeri Yüksek Gübre Üretimi” projesi, Royal Academy of Engineering (Birleşik Krallık) ve TÜBİTAK ortak programı kapsamında “Kâtip Çelebi-Newton Fonu” tarafından desteklenmiştir.

Projenin en temel amacı, yeterli derecede arıtılmadığı durumlarda önemli çevresel problemlere yol açan atıksuların değerli ürünlere dönüştürülmesidir. 2 yıl sürecek proje kapsamında biyogaz tesislerinde çeşitli işletme problemlerine de yol açabilen ve atıksuda yoğun olarak bulunan azot (N) ve fosfor (P) bileşiklerinin değerli bir gübre olan “Struvite” üretimi için kullanılması araştırılacaktır.

MidSEFF III

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) 2011 yılında orta ölçekli sürdürülebilir enerji yatırımlarına (yenilenebilir enerji (RE), atık enerjiye (WtE)) finansman sağlamak amacıyla Orta Ölçekli Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı’nı (MidSEFF) başlatmıştır. Aynı yıl, EBRD ve Avrupa Yatırım Bankası’nın eş finansmanıyla program MidSEFF Faz II olarak genişletilmiş ve sağlanan toplam fon 1 milyar Euro’ya getirilmiştir. MidSEFF Faz I ve II kapsamındaki fonların tahsis edilmesinden sonra MidSEFF III hazırlanmıştır. MidSEFF III, yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği yatırımlarına 500 milyon Euro taahhüt etmiştir. Programın amacı, Türkiye’deki yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği yatırımları için gerekli finansman boşluklarını doldurmak, uygun teknolojilerin teknik değerlendirmesinde bankaların becerilerini geliştirmek ve bankaları orta ölçekli yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği yatırımlarının değerlendirilmesinde AB’nin çevresel ve sosyal standartlarına uygunluğu artırmak olarak belirlenmiştir.

Projenin amacı, programın uygulanmasının desteklenmesidir. Proje kapsamında, alt projelerin AB çevresel ve sosyal standartlarına uygunluğunun sağlanması, becerilerin yerel uzmanlara ve katılımcı finans kurumlarına aktarılarak AB çevresel ve sosyal ile sağlık ve güvenlik standartlarını uygulayan alt projelerin çoğaltılabilmesinin sağlanması, yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği projelerini geliştirmek ve izlemek için katılımcı finans kurumlarının desteklenmesi hedeflenmiştir.

Proje, 2016 yılında MWH, GTE ve Frankfurt School of Finance & Management GmbH (FsF) konsorsiyumluğunda yürütülmüştür. GTE projede, alt projelerin karbon potansiyelinin geliştirilmesi, endüstriyel müşteriler için karbon ayakizi analizi, İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV) konusunda destek verilmesi, paydaşlara ve katılımcı finans kurumlarına karbon ile ilgili eğitimler verilmesi faaliyetlerini yürütmüştür.

Sıfır Karbon Noktası

AB Sivil Toplum Diyaloğu CSD-V Hibesi ile Hayat Boyu Öğrenme Mesleki Eğitim ve Geliştirme Derneği, Ege Orman Vakfı, RENAC energy & Climate GmbH ortaklığında “Sıfır Karbon Noktası“ projesi hayata geçirilmiştir. Projede, sera gazı emisyonlarının azaltımına katkıda bulunacak faaliyetlerin yerinde gözlemlenmesi, yenilenebilir enerji sektöründeki bileşenlerin günlük hayata adaptasyonu ve doğal kaynakların verimli kullanılması konularında iyi uygulama örneklerinin sergilenmesi amaçlanmaktadır.

Proje kapsamında GTE, Ege Orman Vakfı web sitesinde kullanılacak Su Ayak İzi Hesaplama Modülünün ve Karbon Ayak İzi Hesaplama Modülünün hazırlanması çalışmalarını yürütmüştür. Modüllerin, tüm Türkiye için il bazında verileri kullanan ve özgün hesaplama yapmaya imkan veren bir modül olması hedeflenmiştir. Su ve karbon ayakizi modüllerinde kişisel ayakizi hesaplamak için gerekli tüm kalemler (su ayakizi için doğrudan ve dolaylı su ayakizi hesaplamaları ve mavi, yeşil ve gri su ayakizi hesaplamaları; karbon ayakizi için hava yolu ve kara yolu ulaşım sekmesi, elektrik tüketimi sekmesi, farklı yakıt türlerine ait verileri için hesaplama imkanı veren evsel ısınma sekmesi) dikkate alınmıştır.

Yeşil Havaalanı ve Karbon Yönetimi İyi Uygulamaları

Yeşil Havaalanı projesi, Birleşik Krallık Refah Fonu (UK Prosperity Fund) tarafından desteklenmiştir. Havaalanlarından kaynaklanan emisyonlar, havaalanlarında karbon yönetiminin adımları ve iyi uygulama örneklerine yer verilen Havaalanlarında Karbon Yönetimi İyi Uygulamaları raporu 2013 yılında yayınlanmıştır.

Havaalanlarının envanterler ile karbon salımlarını tespit etmesi, bu etkinin azaltılması için karbon yönetim planlarıyla uzun vadeli atılacak adımları belirlemesi, bu hedeflere erişebilmek için havayolu şirketleri, sivil toplum, araştırma kuruluşlarıyla yürüttükleri ortak azaltım çalışmaları havaalanlarının verimliliğine katkı sağlayacak olup, Türkiye’de yürütülen Yeşil Havaalanı Projesi bu alanda atılan en önemli adımlardan biri olarak yer almıştır.

Paris Anlaşması Madde 6 Piyasa Mekanizmaları ve Türkiye’nin Seçenekleri Değerlendirmesi

GTE, ERCST ve ReedSmith ekibiyle, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (IBRD) alınan destekle Paris Anlaşması Madde 6 Piyasa Mekanizmaları ve Türkiye’nin Seçenekleri Değerlendirmesi projesi yürütülmektedir. Projenin amacı, Türkiye’nin Paris Anlaşması Madde 6’dan faydalanması için fırsatların ve olasılıkların değerlendirilmesi ve Türkiye’deki politika yapıcılar için kapasite geliştirmek ve analitik bilgi oluşturmaktır.

Proje kapsamında, yeni piyasa mekanizmaları ile Türkiye’deki olası emisyon ticareti sistemleri (ETS) arasındaki etkileşimler analiz edecektir. Türkiye’nin mevcut durumunun gözden geçirilmesi, Madde 6 üzerinde Türkiye için müzakere stratejisinin geliştirilmesi, çalıştay düzenlenmesi ve rapor hazırlanması işleri gerçekleştirilecektir.

6-7 Şubat 2020 tarihlerinde Ankara’da faaliyet gösteren kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla, Paris Anlaşması Madde 6, Karbon Piyasaları, COP25, Kyoto Protokölü, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi gibi konuların görüşüldüğü bir paydaş toplantısı gerçekleştirilmiştir.

İklim Değişikliğine Dirençli Termal Enerji Üretimi

İngiltere Büyükelçiliği Refah Fonu desteği ile EÜAŞ tarafından yürütülen ve GTE’nin danışmanlığını yaptığı “İklim Değişikliğine Dirençli Termal Enerji Üretimi” projesi çerçevesinde iklim değişikliğinin termik santrallerindeki elektrik üretimine etkisi üzerine çalışmalar gerçekleştirilmiştir.

İklim değişikliğinin sonucu olarak artan hava ve su sıcaklığı ve su miktarındaki azalma ve artmalar, termik santrallerin verimini düşürmekte ve faaliyetlerinin kesintiye uğramasına neden olmaktadır. Oluşan ekonomik kayıpların ve arz güvenliğinde yaşanan sıkıntıların yanı sıra, düşen santral verimleri daha fazla yakıt tüketimine ve sera gazı salımına neden olmaktadır. Bu sebeple, iklim değişikliğinin enerji üretimine etkilerinin tespiti ve bu etkilerin azaltılmasına yönelik çalışmalar büyük önem kazanmaktadır. Bu proje kapsamında su ve enerji ilişkisinin EÜAŞ’a ait santraller seviyesinde detaylı olarak incelendiği, elektrik üretim sektöründe yönlendirici bir etki yapması beklenen bir rapor hazırlanmıştır.

Proje Dokümanı | PDF | 23MB

Enerji Sektöründe İklim Dayanıklılığı: Türkiye – Risk Değerlendirmesi ve Yatırım İhtiyaçları

GTE, proje liderliğini yürüten Tractebel Engie ile birlikte, 2016-2017 yıllarında gerçekleştirilen EBRD tarafından desteklenen projede, iklim değişikliğinin Türkiye’deki enerji üretimi ve iletim sistemleri üzerindeki potansiyel etkilerinin ve miktarının belirlenmesi hedeflemiştir.

Projenin amacına uygun olarak enerji sektöründeki iklim kırılganlıkları için teknik ve ekonomik olarak en uygun çözümlere ilişkin ilk değerlendirmeler yapılmış olup, Türkiye’de enerji üretimi için su yoğunluğu metodoloji geliştirilmesi ve ülke düzeyinde değerlendirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında vaka çalışmalarının yanısıra, ulusal bir çalıştay düzenlenmiştir.

Soma Kentsel Isıtma Sistemi

GTE’nin emisyon azaltımının sertifikalandırılması konusunda danışmanlığını yaptığı Soma Kentsel Isıtma Sistemi projesi, bölgesel ısıtma projeleri arasında Gold Standard emisyon azaltım sertifikası almaya hak kazanan Türkiye’de ilk, dünyada ise sayılı projelerden birisi olmuştur. Proje, 2011 yılında EÜAŞ ve Soma Belediyesi tarafından başlatılmış, sonrasında ise Manisa Büyükşehir Belediyesi ve özelleştirme sonrası santrali devralan Soma Termik Santral Elektrik Üretim A.Ş. tarafından devam ettirilmiştir. Proje kapsamında, termik santralden elde edilen ısının, kentsel ısıtmada kullanılması sağlanmış olup, sera gazı azaltımının yanı sıra, bölgedeki hava kalitesinin iyileştirilmesine katkıda bulunulmuştur.

Ocak 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 954 konut eşdeğeri (KE) binada kullanılan sistem, ilk yılında yaklaşık 60 bin ton karbondioksit eşdeğeri azaltım sağlamıştır. Proje kapsamında 2018 yılında yaklaşık 8 bin aboneye ulaşılmış olup ve yeni yatırımlar ile toplamda 22.000 KE binaya ulaşılması hedeflenmiştir. Proje tam kapasiteye ulaştığında sağlanacak yıllık sera gazı azaltımının 1 milyon tonun üzerinde olması öngörülmüştür.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Hafif Raylı Sistem Karbon Sertifikalandırma

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Hafif Raylı Sistem Karbon Sertifikalandırma projesi Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından finanse edilmiş ve danışmanlığını yerel ortak olarak GTE yürütmüştür.

Projenin tescil işlemleri, 2013 yılı aralık ayında doğrulanmış karbon standardı (Verified Carbon Standard) tarafından tamamlanmış olup, Temmuz 2015-Haziran 2016 arasındaki ilk izleme döneminde sağlanan sera gazı azaltımları yine bağımsız kuruluşlar tarafından doğrulanmıştır. 2017 yılı ocak ayında tamamlanan çalışma kapsamında bu dönem içerisinde sağlanan sera gazı azaltımı 7.092 ton karbon dioksit eşdeğeri olarak hesaplanmış ve sertifikalandırılmıştır. Söz konusu proje, Türkiye’de bir belediye tarafından gerçekleştirilen ilk gönüllü karbon projesi olup, aynı zamanda ulaştırma alanında emisyon azaltım sertifikası alan Türkiye’de ilk proje, dünyada ise sayılı projelerden birisidir.